Döküm Endüstrisi ve Yeni Enerji Sektörü Arasında Sinerjik Gelişim Nasıl Sağlanır?

  1. / Haberler / Döküm Endüstrisi ve Yeni Enerji Sektörü Arasında Sinerjik Gelişim Nasıl Sağlanır?
Resim 3

Döküm Endüstrisi ve Yeni Enerji Sektörü Arasında Sinerjik Gelişim Nasıl Sağlanır?

Yeni enerji sektörü ile döküm sanayisi arasında, özellikle teknolojik yükseltme, pazar talebi ve endüstriyel dönüşüm açısından yakın ve derin bir bağ bulunmaktadır. Yeni enerji sektörünün hızlı gelişimi, döküm sanayisinin tablosunu köklü biçimde yeniden şekillendirmekte; bu süreç, hafiflik, entegrasyon ve yüksek katmanlı ürünler yönünde ilerlemeyi teşvik etmektedir.

I. Yeni Enerji Araçları İçin Döküm Teknolojisi İnovasyonu

Entegre döküm artık ana akım bir trend haline gelmiştir. Tesla, ilk olarak gövdenin tek parça halinde şekillendirilmesini sağlayan döküm teknolojisini ortaya koymuş; bu yöntem, eskiden presleme ve kaynaklama gerektiren onlarca hatta yüzlerce parçayı tek seferde, devasa boyutlu bir döküm makinesiyle dökmeyi mümkün kılmakta, böylece süreçleri, maliyetleri önemli ölçüde azaltmakta ve verimliliği artırmaktadır. Yurt içindeki NIO ET5, seri üretimde üretilen ilk entegre döküm modeli haline gelmiş; XPeng, BYD ve FAW gibi diğer otomobil üreticileri de benzer şekilde çalışmalarını hızlandırmaktadır. Bu teknoloji, 6.000 ton veya hatta 16.000 ton sınıfı döküm makinelerinin kullanılmasını gerektirmekte; böylece yüksek katmanlı döküm ekipmanlarının yerelleştirilmesi süreci desteklenmektedir.

Hafif malzemeler yaygın olarak kullanılmaktadır. Elektrikli araçlarda batarya ağırlığının artması nedeniyle oluşan menzil baskısını hafifletmek için, alüminyum alaşımlı, magnezyum alaşımlı ve diğer hafif alaşımlı dökümlere olan talep hızla artmıştır. Geleneksel çelikle karşılaştırıldığında, alüminyum alaşımlı dökümler ağırlığı belirgin şekilde azaltmakta; bu nedenle yeni enerji araçlarında elektrikli sürüş kasaları, batarya tepsileri ve yapısal parçalar için tercih edilen malzeme haline gelmiştir. FAW Döküm ve Dövme, magnezyum alaşımlı elektrikli sürüş kasaları ve volan kasalarının deneme üretimini gerçekleştirmiş; bu ürünler, alüminyum alaşımlarına kıyasla ağırlık bakımından ila 1 oranında azalmıştır.

Fonksiyonel entegre parçalar, proses yeniliklerini tetiklemektedir. Modern batarya tepsileri yalnızca yapıyı desteklemekle kalmayıp, sıvı soğutma kanalları ve sensör braketleri gibi fonksiyonları da entegre etmektedir; bu durum, döküm sürecinin tek bir dökümden “döküm + işleme + kaynak” şeklindeki karma bir prosese doğru evrilmesini zorunlu kılmakta; ürünleri ise yüksek ısı iletkenliği, yüksek mukavemet ve karmaşık yapılar yönünde gelişmektedir.

II. Rüzgar Enerjisi ve Enerji Depolama, Döküm Uygulama Senaryolarını Genişletiyor

Büyük ölçekli rüzgar enerjisi dökümleri yoğun talep görmektedir. Rüzgar enerjisi ekipmanlarındaki göbekler, temeller ve ana şaftlar gibi büyük bileşenler, yüksek mukavemetli ve korozyona dayanıklı dökümler gerektirmekte; bu dökümler, açık deniz rüzgar enerjisi gibi zorlu ortamlarda geniş ölçüde kullanılmaktadır. Büyük ölçekli rüzgar enerjisi trendiyle birlikte, dökümün boyut ve performans gereksinimleri giderek artmaktadır.

Enerji depolama sistemleri yeni talepler yaratmaktadır. Enerji depolama bataryalarının kasaları, hassas döküm yoluyla sızdırmazlık ve güvenlik sağlanması gerekmektedir; bu da döküm şirketlerini yeni enerji destek alanlarına girmeye itmektedir.

III. Politika ve Sanayi Zinciri İş Birliği, Dönüşümü Hızlandırıyor

Devlet, “Döküm ve Dövme Sanayisinin Yüksek Kaliteli Gelişiminin Teşviki Hakkında Yönlendirici Görüşler”i yayımlayarak, 2025 yılına kadar entegre döküm ve hafif, yüksek mukavemetli alaşımlar gibi ileri teknolojilerin endüstriyelleştirileceğini; 2035 yılına kadar ise sektörün genel olarak uluslararası ileri düzeylere ulaşacağını açıkça belirtmiştir. Zhaoqing ve Changchun gibi şehirler, yeni enerji araçları ile döküm sanayisi kümeleri kurarak, “otomobil – üç elektrik – döküm” şeklinde koordineli bir gelişim içeren endüstri ekosistemi oluşturmakta bulunmaktadır.

Ayrıca, BMW, Toyota ve diğer markalar tarafından motor ve entegre gövde dökümlerinde 3D baskı kum kalıp teknolojisi uygulanmış; bu sayede Ar-Ge süresi önemli ölçüde kısaltılmış, kalıp maliyetleri düşürülmüş ve hızlı iterasyon sağlanmıştır. Isıl işlem gerektirmeyen alüminyum alaşımların geliştirilmesi de, büyük inci duvarlı dökümlerin ısıtma işlemine tabi olamaması sorununu çözmüş; böylece verim oranı iyileştirilmiştir.

Facebook
Twitter
LinkedIn